Bir Leke Tedavisi Hikayesi…

Cilt lekeleri her kadının korkulu rüyasıdır. Biz de Pudra’m olarak,lekeleri ile başı dertteyken Obagi ürünleri sayesinde bu korkulu rüyadan uyanan sayın Yeşim Akpınar’la ufak bir röportaj yaptık. Bizlere tedavi sürecinde yaşadığı her şeyi tüm samimiyetiyle anlattı. Deneyim, süslü püslü sözlerden çok daha etkilidir diyoruz ve Yeşim hanıma kulak veriyoruz:
P: Merhabalar Yeşim Hanım; öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Y: 1968 doğumluyum. Gaziantep’te büyüdüm. 1991 yılından beri İstanbul’da yaşıyorum. Evliyim, özel bir bankada şube müdürü olarak çalışıyorum.
P: Cildinizdeki leke sorunu ilk ne zaman ortaya çıktı? Obagi’den önce başka tedavi yöntemleri de denediniz mi?
Y: Lekeler ilk defa 3-4 sene önce çıkmaya başladı. İlk zamanlar çok açık renkte ve küçük küçüktüler. Önce yanaklarda ve dudak üzerinde idiler, sonraki yıllarda ise alnımda da koyulaşmalar başladı. İlk zamanlar, yazları koyulaşıyor, kışları ise rengin tonu açılıyordu. Sonra kışın olan açılmalar da azalmaya başladı ve her yaz sonu lekeler daha da genişlemeye başladı. Güneşe dikkat etmemem, çok az koruyucu kullanmam da tabi bunlara bir etken. İlk yıllarda leke açıcı kremler kullandım fakat hiç bir faydasını göremedim. 2009 yılı başında bir arkadaşımın tavsiyesi ile lazer tedavisi yaptırmaya karar verdim. Önce cildimi çeşitli yöntemlerle hazırlayacaklarını sonra da lazer uygulaması yapacaklarını söylediler. Cildim ilk zamanlarda canlandı, güzelleşti ve sonrasında lazere başladık. Zaten ne olduysa bundan sonra oldu. Lekeler daha da koyulaştı ve yayıldı. Lazerden sonra lekelerin tonları açılıyor fakat 1 hafta sonra koyulaşarak geri geliyorlardı.
P: Obagi ile tanışma hikayenizi anlatır mısınız?
Y: Obagi’nin genel müdürü Füsun Fesli ile çocukluğumuzdan beri tanışırız, okul arkadaşıyız. Obagi’deb bahsetmişti ama ben detaylı araştırmamıştım. Bir gün ziyaretine gittim, yüzümü görünce ( fondötenle kapatmış olmama rağmen lekeler çok belirgindi ) hemen bana Obagi ile tedavimin mümkün olduğunu, zor bir süreç olacağını ancak başaracağımızı söyledi. Ürünün kozmetik bir ürün olmadığını, medikal bir ürün olduğunu ve tedavinin doktor kontrolünde süreceğini söyleyince bu durum beni daha da rahatlattı. kozmetik ürünlerden bir fayda görmemiştim zaten.
P: Cilt tedavileri genellikle zorlayıcı ve sabır isteyen bir süreçten oluşur. Sizin tedavide zorlandığınız zamanlar oldu mu ?
Y: Olmaz mı? Kremleri ilk kullandığımda yüzüm yavaş yavaş soyulmaya başladı. Hem çalışıyor olup hem bu ürünleri kullanmak başta biraz beni tedirgin etti ama kafaya koymuşutum ve bu tedaviyi uygulayacaktım. Zaten çok da kötü olmuyor, egzama gibi ufak ufak soyuluyorsunuz. Kremleri çok düzenli kullanmak lazım. Miktarlar da önemli tabi. Dönem dönem arttırıyorlar sonra tekrar azalıyor. Bazen yüzünüz havuç gibi kızarıyor. İlaçları düzenli kullanmak stresli ve tabi zaman zaman soyulmalar beni bıktırdıysa da devam ettim.
P: Tedavi sürecinizi bize kısaca anlatır mısınız?
Y: Başta bana bir protokol verdiler. Haziran ayında tedavi başladı. Bütün yazı koruyucular ile güneşten kaçarak geçirdim. Protokole göre sabah cilt temizleme ürünlerine ek olarak 3 ürün daha kullandım. Tabi sık sık güneş koruma kremi kullanıyorsunuz. Nemlendirici ve diğer bildiğiniz ürünlerin hiç biri yok. Akşam cilt temizleme sonrası 2 ürün kullanımı var. Ürünleri lekelere ve tüm yüzünüze kullanıyorsunuz. Soyulmalar zaman zaman şiddetleniyor sonra yavaşlıyor ve sonra tekrar başlıyor. Bu arada lekelerim oldukça açıldı, makyajsız dolaşabilir hale geldim. Bu süreç eylüle kadar devam etti. Cildimi Blue Peel’e hazırladık. Blue Peel tedavinin bir sonraki aşaması. Özel bir yöntemle cildi soyuyorlar. En güzel tarafı sadece 3 gün sürüyor ve 3. günün sonunda muhteşem bir ciltle karşılaşıyorsunuz. 3 günde cilt önce kuruyor, koyulaşıp mor bir renk alıyor ve kalıp kalıp soyuluyor. Aynada kendi görüntünüze inanamıyorsunuz, pespembe bir cilt. Blue Peel’den sonra aynı ürünleri kullanmaya devam ediyorsunuz. Tabi soyulma daha az oluyor ama alttaki melazmayı bastırmak ve tekrarlanmasını engellemek için kullandığım ürünlerden dolayı kıpkırmızı bir cilt ile gezdim. Bu durum pek rahatsız etmiyor ama, lekeler olmadığı sürece sorun yok. Şimdi protokolü hafiflettik. Artık Obagi’den başka ürün kullanmıyorum. Nemlendirici ve cilt bakım ürünlerine ihtiyacım yok. Obagi cildimi çok güzelleştirdi en önemlisi beni lekelerden kurtardı.
P: Peki şu anda cildinizin bakımı ve koruması için neler yapıyorsunuz?
Y: Her gün Obagi ürünlerini kullanıyorum. Temizleme ürünleri sonrasında C Serum, Clear Fx ve Exfoliating Day Lotion kullanıyorum. Gün içerisinde cildime sürekli SPF 30 koruma kremi sürüyorum. Akşamları ise cildimi temizledikten sonra Clear Fx ve Blend Fx kulllanıyorum o kadar. Ürünler çok gibi görünüyor ama inanın değil, nemlendirici de kullansanız aynı sayı zaten.
P: Cilt lekelerinden kurtulan bir bayan olarak Pudra’m okurlarına tavsiyeleriniz neler?
Y: Benim tavsiyem kendilerini bu işi gerçekten iyi bilen kişilere emanet etmeleri. Ben bu konuda çok şanslıydım. Füsun Fesli bana gerçekten çok yardımcı oldu. Obagi gerçekten harika bir marka. Ürünlerini hiç korkmadan kullanabilirler. En önemlisi medikal bir ürün ve doktor kontrolünde kullanıyorsunuz. Lütfen çok dikkat edin ve benim gibi olur olmaz her tedaviyi cildinize uygulatmayın. Sonraki süreçte üzücü durumlarla karşılaşabiliyorsunuz çünkü. Obagi’yi herkese tavsiye ediyorum.
Not: Yeşim Hanım’a bu samimi açıklamaları ve tedavi sürecindeki değişim görüntülerini bizimle paylaştığı için Pudra’m ailesi olarak çok teşekkür ederiz.
BLUE PEEL UYGULAMASI SONRASI YEŞİM HANIM’IN CİLDİNDEKİ DEĞİŞİM:

Blue Peel Sonrası 1. Gün – 30 Eylül 2009

Blue Peel Sonrası 2. Gün – 1 Ekim 2009
Blue Peel Sonrası 3. Gün – 2 Ekim 2009
Blue Peel Sonrası 7. Gün – 6 Ekim 2009
Blue Peel Sonrası 14. Gün – 12 Ekim 2009

Blue Peel Sonrası 18. Gün – 16 Ekim 2009
Blue Peel Sonrası 23. Gün – 21 Ekim 2009
Blue Peel Sonrası 29. Gün – 27 Ekim 2009
Blue Peel Sonrası 32. Gün – 30 Ekim 2009
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Yorumlar
bu blue peel tca peeling olarak da biliniyor.aynı uygulamayı doktorlar da bizzat yapıyorlar…
açıkçası yaptıran herkes çok memnun %80 izlerinin geçtiğini belirtiyorlar.o kadar yıl sivilce ve izleri için bir ton ilaç kullandım pek bir faydasını göremedim umarım bu peeling sonuncusu olur:)))
kimyasal peeling de derecelerine ve uygulama şekline göre son derece hijyenik, makul ve başarılı sonuçlar doğuran bir uygulama. ama bu blue peel’ı ilk kez duyuyorum, gerçekten etkiliymiş:)
demek ki işe yarıyomuşş evet ben bu markayı duymuştum çok memnun kaldığını söylüyorlar gerçekten enteresan…
Aci yoksa guzellikte yok diyebiliriz. Belli ki baslarda kremin etkisiyle yuzdeki lekeler daha da belirginlesmis, kizarikliklar ve kuruluk artmis. Gunluk hayatta dikkat cekici bir ifadeye burunulmus. Fakat sonuc gercekten cok etkileyci.
Valla ne yalan söylüyeyim mucize gibi bir şey olmuş.Bende de küçük bir leke var.Blue peelingi denemek isterim.Bana geri dönüş yapılabilirse bilgi almak isterim.Fiyatları konusunda herhangi bir bilgi göremedim.
İyi günler.


bende aynı ürünleri kullandım cıldımde hala lekeler var blu pelde yapıldı bugün 7. günüm moralım cok bozuk ne yapacagımı bılmıyorum