Haftanın En’leri
Bir süredir ara verdiğim köşeme kaldığımı yerden devam ediyorum. İşte bu hafta gözüme takılan ve “söylemeden geçemem” dediğim En’ler:
En Olumsuz Değişim: Angelina Jolie herkesi kendine hayran bırakabilir, dünyanın en seksi kadınlarından biri olarak kabul de görebilir ama ben kendisini pek beğenmem. Belki olması gerekenden fazla sayıda olan dövmeleri belki de olması gereken de fazlaca büyük olan ağzıdır bana itici gelen bilemiyorum. Neyse, hepsi bir yana geçtiğimiz günlerde İtalya tatilinde görüntülenen Jolie’nin saçına yaptırdığı bu balyajlar hiç olmamış. Yaşadığı bunalıma bağladığım bu değişimi hiç bir şekilde onaylamadım. Balyaj saçın en fazla bir kaç ton açık renginde olmalıdır üstelik çizgi kadar ince ve dipten değil saçın dibinden iki parmak aşağıdan ve orta kalınlıkta atılmalıdır. Saç güneşte açılmış gibi doğal görünmelidir. Koyu kumral bir saça açık sarı balyaj yaptırırsanız dünya starı da olsanız avam görünürsünüz, söylemedi demeyin.
En Doğal Görünüm: Elle Macpherson’a oldum olası bayılmışımdır. Geçenlerde kendi iç çamaşırı koleksiyonunun tanıtım partisindeki bu halini görünce bir kez daha hayran oldum. Varla yok arası doğal makyajı, ışıl ışıl sağlıklı cildi ve kuaför eli değmemiş gibi duran dağınık saçlarıyla nasıl da doğal ve güzel görünüyor. Macpherson bu haliyle, her davette boya küpü gibi gezen, bukle bukle kalıp gibi saçlarla güzel olduğunu zanneden bazı ismi lazım değil ünlülere de ders olur umarım.
En Kötü Davet Saçı: Her zaman doğallıktan yanayız ama bir film galasına özellikle de o filmin başrol oyuncusu iseniz saçınızı jöleleyip gitmeniz pek de hoş olmaz. Tıpkı Jessica Alba’nın Valentine’s Day ( Sevgililer Günü) filminin tanıtım galasına giderken yaptığı gibi. Muhtemelen kuaförüne “doğal bir şeyler yapalım” demiş ama olmamış işte. Elbise( burada görünmese de) şahane, koyu yeşil göz makyajı bir harika ama bu karmakarışık saçlar ve o kahküller az önce yağmur yemiş gibi özensiz duruyor. Bence Alba’nın acil kuaför değiştirmesi lazım, zira bir kaç ay önceki kahküllü bob kesimi ve birkaç sezon önceki saçlarını sarıya boyatma hatası bile bunun için yeterli nedenler.
En Havalı Göz Makyajı: Abartılı göz makyajından oldum olası uzak durmuşumdur. Gözlerim aşağı doğru olduğundan ve kaş göz mesafem az olduğundan dolayı çok koyu renk farlar ve smokey eyes tarzı makyajlar bana göre değil açıkçası. Ama New York moda haftası resimlerine bakarken Jessica Stroup’un bu fotoğrafında takılı kaldım adeta. Stroup, kedi göz makyajına yepyeni bir soluk getirmiş bu haliyle. Kaş çizgisi boyunca uygulanan lacivert farın etkisi siyah eyelinerla kuvvetlendirilmiş. 0Bu makyajla mavi gözlere mavi makyaj olmaz yargısı da yıkılmış gibi görünüyor. Bej tonlardaki ruju ve şeftali allığı da göz makyajındaki mavinin tonuyla tam bir uyum içinde. Saçlar harika, makyaj harika, ah bir de o dantelli dik yaka kıyafeti giymeseymiş.

En Seksi Parfüm : Yaklaşık bir ay önce tesadüfen bir parfümeride denediğimde vurulmuştum kokusuna. O gün bugündür de erkek arkadaşımın başının etini yiyordum mutlaka denemelisin diye. Koku ailesi ağaçsı ve baharatlı olan bu parfüm, erkek kokuları içinde favorilerim arasına girdi bile. Üst notada, kinkan ve bergamutun canlı kokusuyla nashinin taze aroması bulunuyor. Orta nota da parfümün etkisi, menekşe ,orman gülü ve hint ceviziyle arttırılmış. Alt nota da ise burnunuza misk ve paçulinin erkeksi notaları geliyor. Hangi parfüm dediğinizi duyar gibi oluyorum ; tabi ki Shiseido Zen For Men! Özellikle esmer tenlere harika yakışıyor, mutlaka denetin:)
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


gördüğüm en güzel göz makyajı Jessica Stroup’un diyebilirim.tek kelimeyle harika