Anti Aging’de Çığır Açan Teknik: Sculptra
Yaşlanmak, hepimizin ortak korkusu. Gerek iç faktörler (genetik, hormonal, metobolik vb.) gerekse dış kaynaklar ( güneş, yerçekimi, oksijen, alkol, sigara vb) nedeniyle cildimiz inceliyor ve inceldikçe de yaşlanma süreci hızlanıyor. Kırışıklık ve çizgilerle kendini gösteren yaşlanma belirtilerine, yağ hücrelerinin azalması ve işlevini yitirmesi, kolajen kaybı gibi nedenlerle cildin elastikiyetini kaybetmesi, sarkmalar ve kahverengi lekeler de ekleniyor.
Tüm bu belirtileri en aza indirgemek ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak için kozmetik ve estetik dünyası dur durak bilmeden çalışıyor. Ve her geçen gün yeni bir uygulamayla karşımıza çıkıyorlar. İşte Sculptra da onlardan biri.
Sculptra nedir, ne zaman, nasıl uygulanır? diye merak ettiğim tüm soruların cevaplarını geçen hafta katıldığım toplantı sırasında öğrenme şansım oldu ve ben de hemen sizlerle paylaşmak istedim. Medikal Estetik Derneği Başkanı Dr. Ali Kerim Diler ve Türkiye Kozmetik Araştırmacıları Derneği Başkanı Dr. Erçin Öztürk’ün konuşmacı olarak katıldığı bu basın toplantısından en göze çarpan detayları sizler için derledim:
- Sculptra, Poli L Laktik Asit’in cildin çeşitli bölgelerine enjekte edilmesiyle uygulanan bir yöntem. Poli L Laktik Asit, 40 yılı aşkın süredir kendiliğinden eriyen ameliyat ipliği hammaddesi olarak kullanılan bir madde. Bu maddenin cilt hücrelerinin kolajen üretimini arttırmak gibi bir etkisi bulunuyor.
- Sculptra uygulaması, 1999 yılından bu yana Avrupa’da, 2003 yılından bu yana da Amerika’da uygulanan bir yöntem. 2009 yılında FDA onayı alınarak etkinliğini kanıtlanmış. Ve günümüz itibariyle de artık Türkiye’de..
- Şakaklar, elmacık kemikleri, yanaklar, burun kenarından dudağa uzanan oluklar, ağız köşesinden kenara uzanan kırışıklıklar, çene çizgisi ve çene bölgesine uygulanıyor.
- İlk etki, üçüncü haftadan sonra görülmeye başlanıyor.
- 2 yıl ve fazlası ( yaklaşık 30 ay) doğal kalıcılığı var.
- Yüzdeki yağ kaybına bağlı çöküntülerin düzeltilmesinde kullanılıyor. Kolajen uyarıcısı olan bu maddeyle, derideki sıkılık ve doku yoğunluğu artıyor, kırışıklıklar azalıyor, derinin kalınlığı artıyor, cilde daha doğal ve genç bir görünüm sağlıyor.
- Şişlik gibi herhangi bir komplikasyonu yok. ( Alerjik reaksiyonlar dışında) Sadece 24 saat süren bir şişkinlik olabiliyor. Bunun nedeni de cilde enjekte edilen suyun emilim süresinin bu olması. Zaten bu uygulamadaki amaç, yüzü şişirmek değil, çöküntüleri ve boşlukları doldurmak.
- Doz miktarı ve seans sayısı problemin durumuna göre doktorunuz tarafından belirleniyor.
- Uygulama, etkisi azaldıktan sonra (2 yıl) hastanın isteğine göre tekrarlanabiliyor.
Bunlar da iki yaş grubundan bayanın uygulama öncesi ve sonrasıyla geçirdikleri değişim:

65 yaşındaki hastanın Sculptra öncesi ve sonrası

39 yaşındaki hastanın, 3 uygulama sonrası cildindeki değişim
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


harika biruygulama izmirde buyöntmi uyguluyan estetik merkezi varmı bildirir senizsevinirim