Pudram's

Promosyon Mevsimi Başlamıştır!

image001 Promosyon Mevsimi Başlamıştır!Bakın ne haberler veriyorum size… Erdem Kıramer Academy’e ait Makas’tan birkaç yazımda bahsetmiştim. Her ay çok şık tasarlanmış newsletter’larını yolluyorlar. Bu ay ki içerisindeki haberler ve fırsatlarla pek hoşuma gitti. Neler yok ki, 3 adet herhangi ürün alana dip boya bedava (Ürünler derken, Sally Hansen, Sebastian, John Frieda, T-Box … gibi markaların ürünlerden bahsediyorum) Çok hoş di mi?  Hem ihtiyacınız olan ürünleri alıyorsunuz hem de saçınız boyanıyor.

Bu arada Makas’ta boya, balyaj gibi işlemleri denemişliği var, bu konuda usta olduklarını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Ancak saç kestirmeye giden yakın çevrem, ne yazık ki deneyimlerinden pek hoşnut değil, çünkü kuaför arkadaşlar bu konuda sizleri pek dinlemiyormuş, istediğiniz modelde kesim bir türlü olmuyormuş (bakın onların yalancısıyım)Ama bu konu çok görecelidir, bu gibi durumlarda sizin kesimi anlatmanız genellikle başarılı olmaz, varsa beğendiğiniz modelin resmini göstermeniz gerekir.

Herneyse gelelim tekrar haberlere, Garanti Bankasının da özel bir kampanyası olmuş Makas’a özel ; 100 TL’yi geçen harcamalarınızda kredi kartına 3 taksit yapıyorlar. ( Kredi kartına taksit olayı hoşuma gitti lakin bu tarz saç, makyaj, manikür, pedikür olaylarında  pek rastlanmayan bir durum)

Evet anlayacağınız, yıl sonuna özel promosyonlar, kampanyalar bir bir çıkmaya başladı meydana, gözleri dört açmak, Pudram’ı daha sık tıklamak lazım o halde.

 

  • services sprite Promosyon Mevsimi Başlamıştır!
  • services sprite Promosyon Mevsimi Başlamıştır!
  • services sprite Promosyon Mevsimi Başlamıştır!
  • services sprite Promosyon Mevsimi Başlamıştır!
  • services sprite Promosyon Mevsimi Başlamıştır!
  • services sprite Promosyon Mevsimi Başlamıştır!
Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar

inanmıyorum! ben de benzer bir deneyim yaşadım, gözlem ve düşüncelerimle birlikte paylaşayım:

nişantaşı erdem kıramer’e son 3 senedir ara ara giden, 1 defa boya 2 defa da kesim gibi büyük işlemlerden de memnuniyet duymuş biri olarak, makas’ı ilk açıldığı günden beri merak ediyordum. ağustos ayında gitme ve taç bölgesi denen, saçlarımın ön kısmını, katlı kestirme şansım oldu. ben de eşim de kesimlerimizden memnun kaldık, orhan bademli ile kıyaslanmasa da, alışılmış erden kıramer niteliklerine yakın bulduk diyebilirim.
ancak!
kışın, özellikle yılbaşı zamanı gibi, saçımı küt kestirme gibi bi düşüncem var. kafamdaki zor ama çok güzel modeli kendileriyle paylaştım ve orda saçıma ilgilenen 2 saç tasarımcısı da, bana bunun imkansız bir model olduğundan bahsetti. yüzüme ve tarzıma çok yakışacağından emin olduklarını da söylediler nitekim o saç asla istendiği gibi kesilmezmiş, kendileri de kesemezmiş! ilginç.. eşim de yanımda saçlarını kestiriyor, kulak misafiri yani. haa, bu arada, çok tatlılar gene yanlış anlaşılmasın, söledikleri şey biraz önyargılı bi şey ama tavırları falan sevecen. neyse, tam çıkarken ethemefendi makas şubesinin sorumlusu olduğunu öğrendiğim, esmer bir beyefendi konuşmalarımıza eşlik etti ve dedi ki, neden öle diyorsunuz, şöle şöle yapıp sora da böle yaparsak olur.. vs. gibi.
demem o ki, erdem kıramer akademi mezunu ve/veya öğrencisi bu pırıl pırıl genç çocuklar, aynı diğer sektörlerde de olduğu gibi, eğitimin verdiği ufuk açıklığına sahip oldukları kadar, bilmenin verdiği bazı önyargılara da sahipler. çok bilen çok yanılır lafı da bundan zaten.
hatta bazen derler ya, hiç iş deneyimi olmayan birini arıyoruz diye, İK ilanlarında.. öğrenmenin, bilmenin, eğitimin sonuna kadar savunucusu bir insanım, ama bu kavramlar biraz da açık fikirli ve önyargısız olmak, sorgulayıcı ve meraklı olmak gibi özelliklerle desteklenmeli. aslında ne kadar eğitimli, kültür ve bilinç düzeyi yüksek, şık, temiz bir ortam. biraz deneyim sahibi oldukça fikirleri ve bakış açıları eminim çok değişecektir.
bilmek, ama sorgulayarak, araştırarak, risk alarak, deneyerek. haksız mıyım:))?

Merhaba. Saç kesimi ile ilgili düşünceleri duyduktan sonra yazmaya gerek duydum. Olayın üzerinden 5,5 ay geçti saçıma baktıkça ve olayı hatırladıkça sinirleniyorum.
Ben ucuz politakıyı ve Erdem Kramer’le bağlantıyı duyunca(galiba ilk sizden duymuştum) geçen yıl bu ay Beşiktaş’taki şubesine birkaç kez gittim. Boya, röfle, kesim yaptırdım. Çok memnun değildim ama fiyatına göre idare eder diye düşündüğümden gitmeye devam ediyordum. Daha önce de Ebil’in akademisinde 1-2 yıl saç boyattım kestirdim. Fiyat-kalite politakasından dolayı, bütçemi de sarsmadığından dolayı bu tarz yerleri denedim. Çünkü saçıma hem kaliteli ürün kullandırmak, şık bir ambiyans ve uygun fiyat istiyordum. Şık yerleri de denedim. 350-400 Tl. lik kuaförlere de geçen yıla dek gitmişliğim vardır. Ama hiçbir yerden süper memnun olmadığım için neden daha fazla para vereyim dedim. Neyse, Nişantaşı’ndaki şubesine ilk açıldığı günlerde gittim ve oradan ağlıyarak çıktım. Çünkü göğüs kafesime kadar gelen saçlarım Gwyneth Paltrow’un saçının iğrenç bir taklidini ve oldukça kısa halini düşünün. Önlerim uzun arkam kat kat ve ensem çıplak. Üstelik ben kısa saç istemezken ağzımdan böyle bir söz çıkmazken beyefendi keyfine göre kesti. Ben sadece uçlarından alıp hafif kat verin dedim. Şunu konuşmuştuk söz arasında işleme başlamadan önce omuz hizasında saç belki kestirim ama şimdi değil demiştim. Çıktığımda saçlarım bağlanmıyordu. Eve geldim saçlarımın önlerindeki fazla uzunluğu kestim. Düşünün saçımı kısa diye üzülürken görüntü kötü diye biraz daha kesmek zorunda kalıyorum. Şu anda saçlarım omuz hizama anca geldi. Ama arkası önü bir değil. Ve o şoktan sonra saçım fazla kesilir diye kesmeye gidemiyorum. Nişantaşı şubesinin bitişiğinde bulunan kuaföre gittim ondan sonra boyatmaya. Şimdilik iyi. Bir iki hafta içinde gideceğim belki saçımı kestiririm.
Yani ben memnun kalmadık. Eğitim alıp işin başına geçiyorlar. Bizde deney oluyoruz.

Makastan bahsedilince bende yazmadan duramadım. Ben denemedim ama annemin saçını mahvettiler . Beşiktaş ve Nişantaşındaki şubelere gitmişti. Her seferinde çok koyu boyamayın açık kahve boyayın çünkü sonra sarı balyaj düşünüyorum demesine rağman saçı boyaya boyaya koyu kahveye çevirdiler. Sonrada bunu bizmi boyadık allah allah dediler ve rengini açmak için tüm saça açıcı uygulamayı teklif ettiler. Şaka gibiydiler. Tüm bunları geçtim asıl felaket düğünümdeki saçı ve makyajı idi. Nişantaşındaki şubeye topuz ve makyaj yaptırdı. Geç kalacağı için başka yerede gidip düzeltirememiş. Hayatımda gördüğüm en saçma topuz ve evde herhangi birimizin kendi başına yapabileceği makyajla gelmişti düğünüme.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)