Clinique’te Satış Elemanı Oldum, Neden mi?

Markanın Pr menejeri Tuğa Zümbülova(sağda) ve ben... Hızlandırılmış bir eğitim aldım, satış yapamadım belki ama birkaç kişiye pembe kurdela takmayı başardım
Sosyal sorumluluk projeleri çok önemli, maddi olduğu kadar manevi desteğinde önemi çok büyük bu tür projelerde, hatta kimi zaman çok daha ön planda. Ekim ayı, pembe kudelamızı taktığımız ve meme kansersiz bir dünya için biraz daha radarlarımızı açtığımız bir ay, ve bu ay bitmeden size anlatmak istediklerim var.
Estee Lauder Companies, 17 yıldır meme kanserine karşı bilinçlendirme çalışmalarını hızla yürüten bir kozmetik devi. Ekim ayı kapsamında, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek için çeşitli kampanyalar yapıyorlar, Aydınlatma Projesi de bu kampanyanın en önemli ayaklarından biri. Şehirlerin önemli eserleri seçilen özel bir gece pembe renkte ışıkla aydınlatılıyor. Bugüne kadar nereler aydınlatılmamış ki, Niagara Şelalesi, Pizza Kulesi, The Empire State Building…

Geçen 7 Ekim gecesi ise İstanbul’da Küçük Su Kasrı aydınlatılarak, kampanyaya dikkat çekmek istenmiş, ne yalan söyleyeyim bu aydınlatma projesi farkındalık yaratmak istiyorsa haberimiz olmalı, ben hiçbir basın mecrasında bu haberin paylaşıldığını ne gördüm ne de duydum (İnşallah önümüzdeki yıl)
Herneyse; kampanyanın bir diğer ayağına bizzat katkıda bulunabiliriz; Estee Lauder Companies markalarından Darphin, Clinique, Creme De La Mer ve Bobbi Brown kampanya için seçtikleri özel ürünlerin satışından elde edilen karın tümünü (cidden önemli bir tutar) MEVA Vakfına bağışlayacaklar. Geçtiğimiz yıl MEVA Vakfına yapılan bağış ile 500 kadına mamografi çektirme imkanı sağlanmışken bu oranın bu yıl katlanarak artması bekleniyor.
EDİTÖRDEN…
2008 yılında canım teyzemi meme kanserinden kaybettik, ilerlemiş haldeki kanser ne yazık ki erken teşhis edilemedi. Acısı, ızdırabı yoğun ve yüksek bir hastalık , birşeyleri erken farketmek sonucu değiştiriyor. Bu yüzden Clinique markasının yaptığı teklife hemen evet dedim, insanların bu konuya dikkati birazda olsa çekebilmek için, birkaç saatliğine Clinique mağazasında satış elemanı oldum, sattığım özel ürünün gelirinin birilerine iyi geleceğini bilmek, buna vesile olmak huzur verdi, mutlu etti.
SATIŞ TECRÜBEM
Öncelikle şunu söylemeliyim ki, tazgah arkasında görevli satış elemanlarının işi çok zor. Konuya hakim olmak, doğru bilgiyi yeterli, sıkmayan kelimelerle anlatmak, cilt sorunu olanlara yardımcı olmak, doğru ürünlere yönlendirmek ve en zoru müşterilerle uğraşmak (Hepsi birbirinden farklı çeşit çeşit insan) demek istediğim şu deneyimden sonra bir satış elemanının karşısına geçtiğimde daha anlayışlı olacağıma eminim.
Satmak durumunda olduğum özel ürün; Clinique’in dünyanın en çok satan nemlendiricisi ünvanını almış DDM ‘i (hani şu sarı renkte, 3 adımın sarı kremi olan Dramatically Different Moisturizing Lotion’u) Normalde 120 ml’i 114 TL olan ürünün , kampanya için özel 200 ml’lik olanı aynı fiyata satışa sunuluyor ve tüm gelir MEVA’ya yollanıyor.
SATAMADIM AMA KURDELA TAKTIM
Anlattıklarında kolay gibi görünen görevim sırasında, iş uygulamaya geldiğinde epey zorlandığımı söylemeliyim. Sonuçta bir iki kişiye kampanyayı anlattım ama ürünü satmakta başarılı olamadım.
Kampanya devam ediyor, sizleri Clinique Beyoğlu İstanbul mağazasına davet ediyorum, DDM’iniz bitmiş olabilir, ilk defa kullanmak istiyor olabilirsiniz, ödediğiniz 114 TL’nın hayırlı bir işe aracı olacağını hatırlatmak isterim, ayrıca Pudram-Clinique kampanyası sayesinde, pudram okuyucusu olduğunu söyeleyenlere ekstra bir hediye verileceğini de unutmayın!!!
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Yorumlar
Yaklaşık 5 yıl önce anneme meme kanseri teşhisi konması ve nedeniyle bu konuya duyarsız kalamadım ve bir Pudram yazarı olarak yorum yapmaktan kendimi alamadım. Meme kanseri, erken teşhis edilirse hiçte korkulacak bir hastalık değil, hatta anneminki o kadar erken teşhis edildi ki memesini almadan sadece içerideki dokular ve lenfler temizlendi ve kemoterapi almasına gerek kalmadan sadece radyoterapi seansları uygulanarak tedavi edildi. Hala düzenli tetkiklerle ve yaşam tarzında yaptığı bazı değişikliklerle hayatına sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Uzun lafın kısası evet biz şanslıydık bu konuda ama bu şans biraz da biz kadınların elinde. Bu yüzden meme kanseri konusunda duyarlı olmamız ve bu tarz kampanyaları desteklememiz gerektiğine düşünüyorum. Özellikle bilinçli olmayan kadınları aydınlatmak açısından bu şart. Böyle bir konuya değindiği için de sevgili yayın direktörümüz Gözde hanıma sevgilerimi sunuyorum
nekadar güzel bir amaca hizmet etmişsiniz tebrik ederim..bu arada siteyi bugün buldum, bırakmadan takibinizdeyim..keşke bikaç saatim olsa geçmiş kayıtlara dönüp tüm yazdıklarınızı okusam:)
başarılar..


Yaklaşık 5 yıl önce anneme meme kanseri konması ve tedavi olması nedeniyle bu konuya duyarsız kalamadım ve bir Pudram yazarı olarak yorum yapmaktan kendimi alamadım. Meme kanseri, erken teşhis edilirse hiçte korkulacak bir hastalık değil, hatta anneminki o kadar erken teşhis edildi ki memesini almadan sadece dokular ve lenfler temizlendi ve kemoterapi almasına gerek kalmadan sadece radyoterapi seansları uygulanarak tedavi edildi. Hala düzenli tetkiklerle ve yaşam tarzında yaptığı değişikliklerle yaşamına devam ediyor. Uzun lafın kısası evet biz şanslıydık bu konuda ama bu biraz da kadınların elinde. Bu yüzden meme kanseri konusunda duyarlı olmamız ve bu tarz kampanyaları desteklememiz gerektiğine gönülden katılıyorum. Bilinçli olmayan kadınları aydınlatmak açısından bu şart. Böyle bir konuya değindiğin için de sevgili yayın direktörümüz Gözde hanıma sevgilerimi sunuyorum.