En Sık Yapılan Güzellik Hataları
Biz kadınlar için bazı durumlar var ki öyle ya da böyle bir kere yapmışlığımız, istemeden de olsa o duruma düşmüşlüğümüz vardır. Neden mi çünkü biz kadın milleti kendimizle uğraşmayı severiz, saçımız başımız devamlı bir değişim halindedir, bu kadar yerimizde duramazsak olacağı da budur zaten, işte karşınızda en sık düştüğümüz güzellik hataları… hem de ünlü isimlerin yaptığı örneklerle…
Yanlış Fondöten Seçimi: Fondöten, hepimiz ama özellikle de cilt kusurları olan kadınlar için adeta birer kurtarıcıdır. Ve yeni çıkan geliştirilmiş ürünler sayesinde, cilde hava aldırmaması ve gözenekleri tıkaması gibi özelliklerinden dolayı sahip olduğu kötü imajını da çoktan gerilerde bıraktı. Ancak hala yanlış fondöten kullanımına oldukça sık rastlıyoruz. Özellikle de genç kızlarda. Çünkü sadece doğru ürünü seçmek değil cildinize en uygun rengi de seçmeniz çok önemli. Şunu unutmayın ki cilt renginizden çok açık ya da çok koyu renk fondöten kullanmak daima maske etkisi yaratır, boya küpüne düşmüşsünüz gibi görünmenizi sağlar. Hele bir de boynunuzla yüzünüzün rengi arasındaki fark 3-4 tondan fazlaysa ve birileri sizi palyaço diye çağırıyorsa sakın kızmayın.
Abartılı Makyaj: Elektrik mavisi bir göz farı ya da neon pembesi bir ruj bir moda şovunda, bir dergi sayfasında ya da en beğendiğiniz modelin üzerinde harika durmuş olabilir. Ama şunu unutmayın ki bu tarz makyajlar, oldukça profesyonel makyaj artistleri tarafından ustalıkla uygulanmış ve çoğunlukla şov amaçlı yapılmışlardır, arkadaşınızla bir cafede buluşmaya ya da erkek arkadaşınızla sinemaya giderken uygulamanız için değil. Bir de yıllardır okuduğumuz ve dinlediğimiz ama hala öğrenemediğimiz bir makyaj kuralı daha var: Bir bölgeye odaklanın diyor tüm profesyoneller, smokey eyes bir göz makyajı uyguladıysanız dudaklarınızı kıpkırmızı boyamanız sizi rüküşlükten öteye götüremez, bunu asla unutmayın.
Yanlış Saç Kesimi: En sevdiğiniz şarkıcının son saç kesimine bayıldınız, aldınız eline dergiyi koştura koştura kuaföre. Vakti az olan bir kadının devamlı fön isteyen bir saç kesimini tercih etmesi ya da 40lı yaşlarda yönetici olan bir kadının saçlarını Rihanna gibi kestirmek istemesi gibi. İşte yapılan en büyük güzellik yanlışlarından biri. Saç kesiminiz, yüz şekliniz, yaşınız, fiziğiniz, giyim tarzınız hatta mesleğinizle doğru orantılı olmalıdır. Bu yüzden istediğiniz model konusunda kuaförünüze ısrarcı olmak yerine onun görüşlerini de alarak ortak bir noktada buluşmaya çalışın.

- Son günlerde Hollywood’da yaygın olan kısa saç modasına Neve Campbell da uymak istemiş. Ancak bize kalırsa kuaförünü bir an önce değiştirmeli, saçları, bahçe makasıyla kesilmiş gibi durması bi yana yüzüne de hiç gitmemiş.

- İşte sizler için yanlış saç rengi seçimine en iyi örneklerden biri. Angelina Jolie gibi güzeller güzeli bir kadına bile sarışınlık yakışmayabiliyor. Sarı saçlarla ne kadar da yaşlı göründüğüne bakın. Herşey ten renginize uygun olanı bulmakta.
Yanlış Saç Rengi Seçimi: Sarışınlık belki çok cazip, çok ilgi çekici ve seksi olabilir ama simsiyah saçlarınız varsa sarışın olmak için diretmeyin. İlla ki değişiklik diyorsanız saçınızın doğal saç rengine yakın olan tonlarda gölgeler attırabilirsiniz mesela.Ya da rengi adım adım açmaya çalışın bir anda değil. Tamamen boyamak yerine ufak ışıltılar da katabilirsiniz. Renk seçiminde ten renginizin ve yaşam tarzınızın da ne kadar önemli olduğunu unutmayın. Ve her zaman olduğu gibi bu konuda da kuaförünüzün önerilerine kulak verin.
Uzun Tırnaklar: 80 ve 90’lardan mı ışınlandınız buraya? Uzun tırnaklar out olalı yıllar oldu. Çocukluğumda uzun ve kırmızı ojeli tırnaklarıyla nam salan annem bile artık tırnaklarını kısacık kesiyor ve açık renk ojeleri tercih ediyor. Uzun tırnak, hijyen konusunda kafamda soru işaretleri yaratması bir yana, bana Yalan Rüzgarı dizisindeki “Catherine “karakterini hatırlatıyor. Kısa tırnaklarla kendimi çocuk gibi hissediyorum diyorsanız orta uzunlukta, küt törpülenmiş tırnakları koyu bordo ojelerle deneyin. Hem modern, hem de kadınsı olabilirsiniz.
Makyajı Temizlemeden Yatağa Girmek: İşte cildinize yapabileceğiniz en büyük kötülük! Makyajla uyumak, akne, sivilce gibi cilt problemleri yaratması bir yana, cildin oksijensiz kalmasına neden olarak yaşlanmayı hızlandırıyor. Üstelik temizlenmeyen göz makyajı ciddi göz enfeksiyonlarına da neden olabiliyor. Çok üşendiğiniz ya da geceyi dışarıda geçireceğiniz zamanlar için benim önerim çantanızda ve yatağınızın baş ucunda makyaj temizleme mendillerinden bulundurmanız. Bu ürünler cildi derinlemesine temizlemese de makyajla uyumaktan iyidir diye düşünüyorum.
Güneş Işınlarından Korunmamak: Güneşin zararlı etkileri günümüzde en üst seviyesine ulaşmış durumda. Ve bu etkiler, cildimizi yaşlandırması bir yana cilt kanseri gibi ciddi rahatsızlıklara da ortam hazırlamakta. Bunu önlemenin tek yolu sadece yaz aylarında değil mevsim ne olursa olsun güneş filtresi içeren ürünler kullanmak. Bunun için özel geliştirilmiş ve nemlendirici özelliği olan ürünler var. Makyaj yapıyorum nasıl olacak diyorsanız o da kolay. Artık birçok markanın makyaj ürünlerinde de SPF özelliği bulunmakta.

Sharon Stone, kusursuz yüz hatları ve geçirdiği başarılı estetik operasyonlarla ne kadar da güzel görünüyor. Ancak yanlış kaş şekli seçimi, bu güzelliğini biraz gölgeliyor gibi, ne dersiniz?
Yanlış Kaş Şekli: Kaşlar, bir kadının yüz ifadesini belirleme ve değiştirmede en önemli unsurlardan biridir. Yanlış alınmış, çok inceltilmiş kaşlar demode olmakla birlikte sizi olduğunuzdan daha da yaşlı gösterebilir. Çok ince kaş nasıl bir güzellik hatasıysa çok kalın kaşlar da kadını bakımsız gösteriyor ve köylü kızı imajı da verebiliyor zaman zaman. Son zamanlardaki botox çılgınlığıyla kaşlarını Mr.Spark’a çevirerek güzel olduğunu zanneden kadınlara ise söyleyecek söz bulamıyorum bile. Önemli olan kalın ya da ince kaştan çok göz şeklinize ve yüz tipinize en uygun kaş şeklini bulmak ve bunu abartmamak .

- Lindsay Lohan’ın bronz ten bağımlılığı,son zamanlarda film setlerine bile püskürtmeli solaryum aletlerini taşıtmasıyla kanıtlanmış oldu. Turuncu bıyıklarıyla güzel göründüğünü zanneden Lindsay’in fikrini değiştirmeye, bu fotoğrafların bile pek etkisi olmamış anlaşılan.
Solaryum ve Bronzluk Bağımlılığı: İşte günümüzün en büyük problemlerinden biri. Tıp dünyasında bu hastalığa çoktan bir isim bulundu bile: Tanorexia. Geçtiğimiz aylarda dünya sağlık örgütünün solaryumun cilt kanserine neden olduğu açıklaması bile insanları bu bağımlılıktan vazgeçiremedi. Bunun bilincine varan bronzluk bağımlıları, ceviz yağı içeren püskürtmeli bronzlaşma yöntemine geçiş yaptılar ama bunu da abarttıkları için güzel olduklarını zannederek birer portakal edasıyla ortalıkta arz-ı endam etmekteler. Bizim size önerimiz, kaliteli markaların otobronzan ürünleri ve çeşitli makyaj hileleriyle kendinize biraz renk vermeniz ve bu konuyu abartmamanız. Unutmayın ki porselen gibi bembeyaz bir cilt de gayet çekici ve seksi olabilir. Tıpkı Nicole Kidman ya da Anne Hattaway’inki gibi.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


çok çirkinler