50+
[metacafe]http://www.metacafe.com/watch/2363970//[/metacafe]
Zaman hızla geçiyor, fiziksel olarak ‘zaman’ kavramının artık farkına varmaya başladım. Ruhum hala lise yıllarımda takılı kalmış olsa da ben çekilen fotoğraflarımda birşeyleri sorguluyorum artık. Biliyorsunuz kendinize objektik olarak bakabileceğiniz en önemli araçtır fotoğraf, aynanın söylemediğini söyler nedense. Alnımdaki kırışıklıklar 30′ların başında olmama rağmen gözüme batıyor örneğin. Bu konuda nereden çıktı diyeceksiniz, dün THY reklam çekimi için Kevin Costner ile beraberdim. Evet yanlış okumadınız onunla film çevirmek bana kısmetmiş. 54 yaşında, çok uzun boylu, kıyafetleri üzerinde muhteşem taşıyor, ses tonu film izliyorsunuz gibi hissettiriyor. Bu oskar sahibi, yetenekli,hoş adamla karşılaşmak elbette çok heyecan vericiydi ama yaşlandığını görmek de bir o kadar tuhaftı.
İşte bu konuda yazmak da buradan aklıma geldi, dünyaca ünlü aktör ve aktrislerin ne derece zor hayatları olduğunu düşündüm, yıllar geçse de onlar hayranlarının aklında o en beğenilen filmlerindeki gibi kalmaya devam ediyorlar. Oysaki gerçek farklı, zaman onlar için de geçiyor. Tarzı ve sıcak tavırlarıyla güzel yaşlanan bir insan vardı karşımda, ben de bundan yola çıkarak bugün ‘güzel kalarak yaşlanmak’ için ne yapmalıyızı sorgulamaya karar verdim.
1) GÜNEŞ IŞIĞI: Güneşe maruz kalmış ten kurur. Bu yüzden kırışıklıklar daha belirgin durur ve doku kaybı yaşanır. Güneş ışığı tahmin ettiğimizden daha hızlı ve etkili şekilde cildi yaşlandırıyor. Ayrıca etkisi hemen baş göstermiyor. Bugün güneş altında geçirdiğiniz sıcak dakikaların kalıcı etkisi yaklaşık 5 yıl içerisinde ortaya çıkmaya başlıyor. Düşünsenize hem zaman geçmiş, doğal yaşlanma sürecine girmiş oluyorsunuz hem de güneşin cildinizde bıraktığı hasarlarla karşılaşıyorsunuz. Bu yüzden yazı beklemeyin kışın bile günlük nemlendirici kreminizin SPF faktörlü olmasına dikkat edin, eğer normal nemlendiricinizden memnunsanız o halde üzerine yağsız, yüksek korumalı bir krem ile destekleyin (DDF, Matte Finish Photo Age SP 30, 115 TL)

2) ELLER VE BOYUN: Bir kadının (veya erkeğin) yaşını boyun ve ellerinden anlamanız mümkündür. Bu yüzden sadece yüzünüze değil, boyun ve ellerinize de gereken özeni göstermelisiniz. Çantanızda el kreminiz kesinlikle olmalı, anti-aging etkili el kremleri (Sisley, Sisleya Global Antiaging Hand Cream, 207 TL) ise 30′lu yaşlardan itibaren yanınızda olsun. Boyun derisi de aynı göz çevresi gibi ince deri ile kaplıdır. Yüzünüze nemlendirici sürerken boynunuzu ihmal etmeyin, hatta bazı markaların özellikle bu bölge için yaratılmış ürünlerini kullanın (Lancome, Renergie Morpholift Cou, 330 TL). Serumunuzu da boynunuz ve dekoltenizde kullanmalısınız.


3) ŞEKERE HAYIR: Ne yazık ki acı gerçek şu; şeker yaşlandırıyor, hem de cildin kolajen dokusunu allak bulak ederek. Kolajen dokunun azalması dışardan yüz kontürünü kaybetmek olarak gözleniyor. Hani şu yanak altlarının eskisi gibi sıkı olmaması ve gıdı oluşması gibi sorunlardan bahsediyorum. Daha az şeker yemek daha güzel yaşlanmak anlamına geliyor.
4) ÖNCE DAVRANIN: 25 yaşından sonra büyümüyoruz , yaşlanıyoruz. O yüzden yaşın gerektirdiği ürünler ve kozmetikler kullanmakta yarar var. Öncelikle nemlendirin ve ardından cildinize ihtiyacı olanı verin. Sigara içiyorsanız C vitaminli bir serum( Benev, Vitamin C serum, 235 TL) veya stresli iseniz Ginseng konsantreli bir krem ( Biotherm, Multi Recharge, 50 ml, 103 TL) size yardımcı olacaktır. 40′ları beklemeyin 30 yaşında artık serum kullanmaya başlamış olmalısınız, hatta botox yaptıracaksınız bunu da bu yaş civarlarında yaptırın çünkü kırışıklıklar yıllar geçip derinleştikçe onlardan kurtulmak iyice zor oluyor.

5) SAÇ ÇOK ÖNEMLİ: İster kadın ister erkek olsun saç her iki cins için de büyük önem taşıyor. Uzun ve cılız saç, kadınları olduklarından daha yaşlı gösteriyor. Yaş ilerledikçe omuz hizzasında bir model, özellikle saça hacim kazandıran katlı bir kesim tercih edilmeli. Saçınızın yaşını, gençlik yıllarınızda uygulanan kimyasal işlemler belirler. Saçınızın cinsine göre haftada veya 15 günde bir saçınızın nem dengesini ayarlamak için özel maskeler yapmalısınız. Hergün şampuanlamayın, doğal yağıyla kalması saçı besler. Balyajı 4,5 ayda bir attırın (zaten dibi çıkmış saçta daha doğal durur), dip boyayı sık yaptırmak zorundaysanız organik boya kullanın. Sık boyatanlar saçlarına anti-aging etkili bakım ürünleri kullanmalı (Kerastase, Age Recharge, 77 TL)

6) HAREKET EDİN: İşleyen demir ışıldar, hareket etmeyi bırakmayın, bunu sadece fiziksel aktiviteler için söylendiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Beyninizi de devamlı aktif tutmalısınız, düşünmekten, hayal kurmaktan ve üretmekten vazgeçmeyin.
7) AİLE KURUN: İnsan aile kurdukça, sorumlulukları arttıkça hayata bağlanıyor. Bu da ruhen sağlıklı ve sosyal kalmanızı sağlıyor. Artık kendi yapamayacağınızı bildiğiniz birçok şeyi çocuklarınız hatta torunlarınız için dilemeye devam etmek sizi yaşlandırmıyor, hele de gerçekleştirdiklerini görürseniz.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.



Ah! bu yaşlar ve dolayısı ile çizgiler ne kadar da insafsız ve acımasız oluyorlar değil mi? Bende 40+ yaşlardayım ve iyi bir kozmetik kullanıcıyım dolayısı ile bunun faydasını da görüyorum. En önemlisi hergün yaz kış demeden güneş koruyuculu ürünler kullanmak. Benim gibi cildi olgun kişilere ReVive Sensetif Cellular Repair SPF15 faktörlü gündüz kremini öneririm. Muhteşem bir ürün! Hem onarıcı hemde koruyucu olduğu için süper bir nemlendirici tavsiye ederim.